Categories:

Elektronik Bilet mi Kağıt Bilet mi…

Bu yazıda tribün emekçilerinin ve Ultras kültürüne bağlı kalanların aslında hiç istemediği fakat sevdaları için katlandıkları bu içi boş durumu okuyacaksınız. Elektronik bilet…

“6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Kanunu’nun getirdiği E-Bilet projesi kapsamında bir yenilik olan Passolig Kart; stadyumlara girişi sağlayan ve kişiye özel bir sportif kimlik kartı olmanın yanı sıra, alışveriş ve ulaşım başta olmak üzere günlük hayatın birçok alanında kullanılabilecek.” Nisan 2014 tarihli yerel bir gazeteden alınmıştır.

Değersizleştirdiler. Paralarının her şeyi satın alabileceğini fakat bunun değerinin asla para ile ölçülemeyeceğini anlamadılar. İlk maçına babasının omuzunda giden 7 yaşındaki çocuğun değerini ise fark edemediler. Hatta bu çocuğun gittiği ilk maçın biletini çalışma masasının rafına yapıştırdığından hiç mi hiç haberleri yoktu. O çocuk büyüyüp kendi harçlığından para biriktirip, uzun kuyruklar altında bilet almak için beklerken umudunu hiç kaybetmemişti oysa ki. Şimdi ise internet ekranında F5 tuşuna (sayfayı yenileyen tuş) basarak umudunu sürdürüyor ama eskisi gibi değerli ve heyecanlı değil.

Ben ekonomiden falan anlamam, paranın satın alamayacağı şeyler vardır: aşk gibi, aile gibi, tribün kültürü gibi…

İşte o tribün kültürünü yok ettiler. Önceden tribünlerde yer kavgası olmazdı. Belki hakkaniyetli değildi fakat “burası benim yerim kalk buradan!” demenin de hiç gereği yoktu açıkçası. Mezuniyet balosunda veyahut önemli bir iş yemeğinde “pişti olmuşuz” diyeceğin kişilerle aynı renkleri üzerinde bulunduruyorsun ve omuz omuzasın. Yer önemli mi?

Beşiktaş tribününde büyüyen usta yönetmen Zeki Demirkubuz’un Twitter’da attığı son tweet’i kendimce değiştirerek yazıma son veriyorum.

“Bu tribünlerin bir daha benim istediğim ve dilediğim gibi olamayacağını biliyor ve artık bundan acı duymuyorum…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir